Patent & Marka Vekilliği ile ilgili tüm yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz. Gaziantep Patent, Gaziantep Marka, Patent Vekili, Marka Vekili, Gaziantep Patent Vekili, Ali Kimya.

marka şekilleri makale resmi

MARKA OLARAK TESCİL EDİLEBİLECEK İŞARETLERDEN NE ANLAMALIYIZ

Marka tescili uygunluk kriterleri Sınai Mülkiyet Kanununda ayrıntılı olarak almaktadır.
Bu anlamda ayırt edicilik kriterini sağlaması ve kanunda belirtilen istisnalar arasında yer almaması kaydıyla her türlü işaret marka olarak tescil edilebilir.

İşaret yazı unsurundan anlamamız gereken salt şekil olmayıp, yazıya dökülebilen her unsur marka tesciline konu edilebilir.

Bu anlamda yeri geldiğinde bir slogan, yeri geldiğinde bir renk, seyyar bir araçtan gelen müzik marka olarak tescil edilebilir.

Önemli olan marka olarak kullanılmak istenilen işaret unsurların sektörün mahiyeti ve sektördeki diğer işletmelerden farklı olmasıdır.

Marka ticari hayatta mal ve hizmet unsurları olarak karşımıza çıkabilmektedir.
Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi ve danışmanlık talepleriniz için 0342 322 33 37 numaralı telefondan bizlere ulaşabilirsiniz.

Kaynak: https://www.google.com/maps/place/EN+PATENT+MARKA/@37.0888551,37.3475682,17z/data=!3m1!4b1!4m6!3m5!1s0x1531e3c78f8b8047:0x78db48f95e5ac434!8m2!3d37.0888551!4d37.3497569!16s%2Fg%2F11rsg2y568

avrupa patent ofisi

MARKA HAKKINA TECAVÜZE İLİŞKİN CEZAİ HÜKÜMLER

Sınai Mülkiyet Hukukunda marka koruması hak sahibine tescilden kaynaklı haklarının ihlal edilmesi durumunda ihlali gerçekleştiren kişilere karşı cezai dava ve şikayet hakları tanımaktadır.

 

Maddi hukuku ilgilendiren, tedbirler ve tazminat taleplerinin yanı sıra marka hakkı sahibinin Sınai Mülkiyet Kanunu md 30 uyarınca marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştiren kişiye yönelik şikayet haklarını kullanabilecektir.

Marka hakkına tecavüz teşkil eden fiiller belirtilen maddede şu şekilde belirtilmiştir; “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek veya hizmet sunmak, satışa arz etmek veya satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak”

 

Görüldüğü üzere kanunda marka hakkına tecavüz sayılabilecek eylemler oldukça geniş şekilde çerçevelenmiştir.

 

Tacir ya da işletmenin uzun yıllara dayalı emek ve yoğun sermaye yatırımının simgesel bir karşılığı olan marka tescili cezai yaptırımlar yoluyla da daha kapsamlı koruma altına alınmıştır.

Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.  Bu anlamda uzun yıllar kullanılmakta olunan işletme veya ürün isimlerinin marka tescili yapılmaması halinde işletme sahibinin şikayet hakkı olmayacaktır.

 

Nihai tüketici nezdinde ayırt ediciliğinin artırılması ve işletmesel tercih sebebi olunması açısında sınai mülkiyet haklarının tescil edilmesi oldukça önemlidir.

Bu nedenle müvekkillerimize patent, marka, tasarım, faydalı model tescil süreçlerinde takip ve danışmanlık faaliyetlerimizle her türlü hukuki desteği sunmaktayız. Ayrıntılı bilgi ve randevu talepleriniz için 0342 322 33 37 numaralı telefondan bizlere ulaşabilirsiniz.

Yazıyla ilgili paylaşımlarınızda www.kimya.av.tr sitesine atıfta bulunulması gerekmektedir.

öne çıkan görsel marka

MARKA TESCİLİNİN KORUMA KAPSAMI

TÜRKPATENT nezdinde faaliyet gösterilen mal ve hizmet sınıfında marka tescili 10 yıllık koruma sağlamakta olup bu koruma yenileme yapılması durumunda sınırsız olarak devam etmektedir.

Marka işletmenin portföy değerini başlı başına artıran bir malvarlığı olduğu gibi müşteri ve iş ortakları nezdinde tercih sebebi olmaktadır.

Fikri mülkiyetin en önemli görünüşü şekilleri olan marka patent tasarım ülke genelinde koruma sağlamakta olup isviçrede kurulu olan WIPO nezdinde tescil halinde uluslarlarası koruma sağlanmaktadır.

Tescilli markalar TÜRK PATENT VE MARKA KURUMUNDAKİ marka sicilinde kayıtlı olup bu anlamda öncelik prensibi gereğince bir mal ve hizmetin marka tescilini ilk kim başvurya konu ederse tescili bu kişi hak etmekte oup diğer başvurulara karşı bu tescil red gerekçesi oluşturmaktadır.

Gelişen teknoloji ve ticarette güven gereksinimi işletmelerin onlarca yılı bulan çabalarıyla elde ettikleri katma değerler marka patent tesciliyle korunmayı sürdürebilmektedir.

Kimya Hukuk Bürosu olarak marka patent başvuru süreçlerinde aktif olarak süreci yürütmekteyiz bu anlamda ayrıntılı bilgi almak için 0342 322 33 37 numaralı telefonu arayarak rendevu almanızı tavsiye ederiz.

Ekran Resmi 2019-07-05 22.43.33

C M

MARKA HUKUKUNDAN KAYNAKLI DAVALARDA ZORUNLU ARABULUCULUK

Marka Hukuku niteliği gereği teknik, faaliyet konusu sektöre özgü multidisiplinel özellikler taşıyan sınai mülkiyetin en yaygın uygulama alanıdır.

Markanın Hukukunun bu işlevsel yönünün yanında hukuk uygulamasında da diğer davalardan ayrıcalıklı kılınan önemli özellikleri bulunmaktadır.

Öncelikle tescil edilmiş bir markanın sicildeki kaydının lisans, devir, rehin gibi hukuki işlemlere konu edilebileceği gerçeği ışığında marka hukukundan kaynaklı hukuki ihtilaflar hak sahibinin üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği işlemlerden olmakla 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca ihtiyari arabuluculuğa konu edilebilecek uyuşmazlıklardandır.

Taraflar konusunda uzman bir Arabulucuya müracaat ederek, marka hukukundan kaynaklı uyuşmazlıkları hakkında müzakere edip uyuşmazlık konusunda anlaşma ya da anlaşmama yoluna gidebilirler. Bununla birlikte tarafları bu yolu tercih etme konusunda inisiyatif sahibidirler, dilerse Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemelerinde uyuşmazlık içeriğini dava yoluna gidebilirler.

Genel kabul ve alışılagelmiş uygulama böyle olmakla birlikte 7155 sayılı Kanunun 06/12/2018 tarihinde kabulü ile birlikte Türk Ticaret Kanununun (TTK) 5/A maddesine aşağıdaki hüküm eklenmiştir:

“Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Söz konusu hüküm 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece işçi ve işveren uyuşmazlıkları bakımından 1 Ocak.2018 tarihinden itibaren “dava şartı” olarak uygulanan zorunlu arabuluculuk, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren ticari alacak ve tazminata ilişkin ticari uyuşmazlıklarda da uygulanmaya başlanmıştır.

Bu bağlamda konusu bir miktar paranın ödenmesi teşkil eden Marka Hukuku ihtilaflarında Arabuluculuk bir dava şartı olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.

DASA

Düzenlenmenin mefhumu muhalifinden hareket edersek Marka Hukukundan kaynaklı olup konusu maddi ödence talebi olmayan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kuralı bulunmamaktadır.

Dava şartı arabulculuk sürecinde Arabuluculuk bürosu tarafından görevlendirilen arabulucu taraflarla hazırlık görüşmelerinden sonra ortak veya ayrı oturumlar düzenleyecek olup bu görüşmelerde müzakereyi sürdürme ve anlaşıp anlaşmama kararı bütünüyle taraflara aittir.

Hukukumuzun Anglo-Sakson hukukuyla olan etkileşiminin bu minvalde artarak devam edeceği ve dava şartı arabuluculuk kapsamının genişleyeceği yasama ve yürütme yetkililerince sıkça dile getirilmektedir.

Bu aşamada Kimya Hukuk Danışmanlık olarak Arabuluculuk kapsamında da faaliyet göstermekteyiz. Konu hakkında ayrıntılı bilgi almak ve randevu talepleriniz için 0342-322 3337 numaralı telefondan bizlerle bağlantı kurmanızı tavsiye ederiz.

Arb. Av. Ali KİMYA

Ekran Resmi 2019-07-05 22.27.43

PATENT VE MARKANIN KAZANDIRDIĞI AYRICALIKLAR NELERDİR

Ticari hayat çok farklı çalışma alanlarından teşekkül etmektedir. Bu anlamda başta gıda sektörü, inşaat sektörü, turizm sektörü ve tekstil sektörü markalaşma konusunda diğer mal ve hizmet sektörlerinden  marka ve patent tescili konusunda daha önemli bir noktadadır.

Gıda sektöründe yıllarını vererek müşteri nezdinde haklı bir tanınırlığa ulaşan bir restoran isim, logo, marka tescillerini yapmaması halinde başka firmaların karışıklığa yol açabilecek isim kullanmalarını önleyemeyecektir. İnşaat sektöründeki bir müteahhit kaliteli malzemeler kullanarak yaptığı yapılaraki güvenirliliğini bu isme benzer farklı bir inşaat firmasıyla paylaşmak durumunda kalabilmektedir.

Teknolojik gelişmeler sonrasında insanların tercihlerinde  elektronik ortamlardaki paylaşımlar oldukça etkilemektedir. Bu anlamda ticari faaliyetindeki kazanımlarını Türk Patent nezdinde tescil etmeyen işletmeler bu ayrıcalıktan yoksun kalmaktadır. Kimya Patent Ofisi olarak Patent ve Marka alanında önemli faaliyetler sürdürmekteyiz. Bu anlamda isim, logo ve buluşlarınızın tescilinizin önemini belirtmekle birlikte daha ayrıntılı bilgi almak için sizlerle iletişim kurmaktan mutluluk duyarız. Bizlere moc.a1632416353ymiki1632416353la@ta1632416353kuva1632416353 adresinden veya 0342 322 33 37 numaralı telefon numarasından ulaşabilirsiniz.

Ekran Resmi 2019-07-05 22.27.43

Ekran Resmi 2019-07-05 22.43.33

PATENT VE MARKA TESCİLİNİN ÖNEMİ

Sınai Mülkiyet Hukuku tescile konu hak üzerinde sahibine münhasır yetkiler tanır. Bu anlamda patent ve markalarda fikri ürünü ilk olarak düşünen kişi patent ve marka tescil esaslarına uygun patent ve marka başvurusu yapması halinde fikri mülkiyet alanında malikin eşya üzerinde sahip olduğu hakların tamamını üzerinde toplar.

Patent ve Marka başvuruları ülkemizde Türk Patent Ve Marka Kurumuna yapılmaktadır. Bu anlamda kurumun sınavını kazanarak görev yapan Patent Vekilleri ve Marka Vekilleri hak sahibi olmak isteyen kişi adına kuruma başvuruda bulunarak tescil sürecini başlatır.

Önemle belirtmek gerekir ki; logo veya buluş sahibi kişinin patent ve marka tesciline konu edilen fikri ürününün tescil başvurusunu yapmaktan kaçındığı durumlarda bu ihmal, kötüniyetli kişilerce kullanılmakta, logo veya buluşun bilinirliğinin bu yolla genişlemesi hallerinde tescile aykırı durumlar meydana gelmektedir.

Dünya genelinde kurumların büyüklüğü marka değerleriyle ölçülmektedir. Patent ve Marka işletmenin büyüme iddiası anlamında tutarlılık göstergesi olduğu gibi, firmaların güvenirliliği noktasında tüketici nezdinde azımsanmayacak ölçüde büyük bir öneme haizdir.

Kimya Patent Ofisi olarak Patent ve Marka alanında önemli faaliyetler sürdürmekteyiz. Bu anlamda isim, logo ve buluşlarınızın tescilinizin önemini belirtmekle birlikte daha ayrıntılı bilgi almak için sizlerle iletişim kurmaktan mutluluk duyarız. Bizlere moc.a1632416353ymiki1632416353la@ta1632416353kuva1632416353 adresinden veya 0342 322 33 37 numaralı telefon numarasından ulaşabilirsiniz.

Ekran Resmi 2019-07-05 22.43.33

1

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU KAPSAMINDA SAĞLANAN KORUMA

5846 sayılı Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmek amacıyla yasalaşmıştır.1

Aynı Kanunun Tanımlar başlıklı 1/B maddesinin a bendinde; Eser; Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmıştır.

Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri üst başlıklı  Musiki Eserler alt başlıklı 3. maddeye göre; “Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir” şeklinde tanımlanmıştır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 14-17 maddeleri arasında Eser Sahibinin Manevi Hakları, 21-25 maddeleri arasında ise Eser Sahibinin Mali Haklarını düzenlemektedir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun İşleme hakkı madde başlıklı 21. Maddesi uyarınca; “Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir”.

Aynı Kanunun 22. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca; “Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.”

22

Aynı Kanunun 23. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca; “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir.”

Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz madde başlıklı 71. maddenin 1. fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca;
Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek;  Bir eseri, icrayı,  fonogramı  veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur düzenlemesi yer almaktadır.

Eser üzerindeki manevi haklar; eser sahibinin ismine yer verilmesi, eserin işlenmesi sürecinde eser sahibinin iradesine aykırı içerik eklenmesi ve eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyici mahiyette bulunması hallerinde eser sahibinin bu işlemeleri menetmesini sağlayan, devredilemez nitelikli haklardır.

Bu yazı Kimya Hukuk Danışmanlık tarafından hazırlanmış olup, ayrıntılı bilgi ve hukuki destek talepleriniz için 0342-322 33 37 numaralı telefondan iletişim sağlamanız tavsiye olunur.22 1

m4

MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ DAVALARI

Markanın Hükümsüzlüğü düzenlemesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesinde yer almaktadır.

Adli mercilere intikal eden uyuşmazlıkların önemli bir kısmını markanın hükümsüzlüğü davaları oluşturmaktadır.

Markanın hükümsüzlüğü yargılaması hukuk muhakemeleri kanununa göre yürütülse de; Ceza Hukukunun süjelerinden Cumhuriyet Savcısı ve ilgili Kamu Kurum ve Kuruluşlar 25. Maddenin 2. Fıkrası uyarınca bu davayı açabilmeye yetkili durumdadır.

Hükümsüzük kararı markanın sicilden terkin edilmesi sonucunu doğurması nedeniyle mülkiyet hakkıyla doğrudan ilgilidir.

Bir markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için markanın tescilinin mutlaka veya nispi red nedenlerinden birinin mevcudiyeti gerekmektedir. Bu anlamda tescili konu olan mal ve hizmetin bir başka mal ve hizmet yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olması ya da tamamlayıcı nitelikteki bir sınıfta markanın tescil edilmiş olması markanın hükümsüzlüğü sonucunu doğuran bir durumdur.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu markanın hükümsüzlüğü davası açılabilmesi için 5 yıllık hak düşürücü süreyi dava şartı olarak düzenlemiştir. Bu anlamda hükümsüzlük talebi sunacak olan marka sahibi, bu talebini öğrenim tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde muhataba yöneltmelidir.

Markanın hükümsüzlüğüne ilişkin Mahkeme kararının ifası için verilen kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.

m2

MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE İPTAL DAVASI ARASINDAKİ FARKLAR

Markanın Hükümsüzlüğü düzenlemesi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesinde yer almaktadır. Maddenin devamında iptal halleri ayrı bir bölümde düzenlenmiştir. İptale ilişkin davalarda Türkpatent’e sunulan itirazların reddine ilişkin kararların iptali dava konusu edildiği için bu da Türkpatent’e de yöneltilmektedir.

25 inci madde gereğince markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde bu karar marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. 26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.

 

Daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak için kimya patent ofisimizi ziyaret etmeniz tavsiye edilmektedir. İrtibat numarası 0342 322 33 37

la2

6769 SAYILI SINAİ MÜLKİYET KANUNU DÜZENLEMESİ IŞIĞINDA MARKA HAKKINA TECAVÜZ DAVALARI

Marka Hakkında Genel Bilgiler

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.

Marka ile ilgili ayırt edici özellik, markada kullanılan işaretin benzer ürün ya da hizmetlerden farklılaşmayı sağlayan ayırt edici bir özelliğin bulunması gerekliliğidir.

Marka, daha önce 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK ile korunuyorken 10.01.2017 tarihli 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle bu kanun kapsamında daha kapsamlı korunmaya başlamıştır.

 

Marka Tescilinin Kişiye Sağladığı Haklar Nelerdir?

Hak sahibi, usulüne uygun şekilde marka tescilini tamamlamış olması halinde, tescilli markanın itibarından haksız kazanç ve avantaj sağlayacak fiillerin önüne geçmiş olur. Tescilli markanın, izinsiz kullanılması durumunda hak sahibi, hak ihlali gerçekleştiren kişiye karşı hukuki ve cezai yaptırım uygulanması talebinde bulunabilir. Bu anlamda marka sahipleri, Türk Patent ve Marka Kurumuna  başvurarak haklarını güvence altına almalıdırlar.

 

 

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde Marka Hakkında Tecavüz Sayılan Fiiller sayılmıştır;

‘(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

  1. a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
  2. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
  3. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.

ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.’

 

Aynı kanunun 30. maddesinde ise Marka Hakkına Tecavüze İlişkin Cezai Yaptırımlar yer almaktadır;

‘(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.

(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.

(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.’

 

Tecavüz Nedeniyle Açılacak Davalarda Zamanaşımı Var Mıdır?

Marka hakkına tecavüz nedeniyle açılacak tüm davaların, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren  Borçlar Kanunu md. 60 gereğince 1 yıl ve her halde 10 yıl içinde açılması gerekir.

Markaya tecavüz ile birlikte haksız rekabet söz konusu olan durumlarda; markaya tecavüz nedeniyle haksız rekabet davası açılmışsa bu davanın Türk Ticaret Kanunu md. 62 gereğince hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ve her halde hakkın doğumundan itibaren 3 yıl içinde açılması gerekir.

Marka hakkına ilişkin haksız eylem devam ediyorsa sürece zamanaşımı işlemez.

 

 

Marka Hakkına Tecavüz Edilmesi Durumunda Bir Avukattan Yardım Alınmalı Mıdır?

 

Marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda açılacak olan dava yada tarafınıza açılmış olan davanın sonucunda büyük hak kayıpları yaşanabilir. Açılacak olan davanın çeşidi, deliller, süreler gibi takip edilmesi gereken hallerin mevcudiyeti nedeniyle Marka hukuku alanında uzman bir avukattan muhakkak yardım alınmalıdır.

Kimya Hukuk & Danışmanlık kurucumuz Av. Ali Kimya, Türk Patent Kurumu nezdinde kayıtlı Marka-Patent Vekili olup; marka tescil ve itiraz işlemlerinin yürütülmesinde önemli sayıda dosya birikimi bulunmaktadır.

Daha ayrıntılı bilgi için Kimya Hukuk Avukatlarımızdan Av. Ali Kimya ile bağlantı kurmanızı tavsiye etmekteyiz.

İletişim:0342-3223337 – [email protected]

*Bu makale Av. Selin Kimya tarafından yazılmış olup, yazılı rıza alınmaksızın farklı bir platformda yayınlanması telif hakkı ihlali oluşturacaktır.

images

MARKA PATENT BAŞVURU USUL

10/1/2017 tarihinde Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda; Hukuk tarihimizde Marka ve Patent Hukukunun kanun düzeyinde ilk olarak sistematize edilmiştir. Türk Patent Enstitüsünün adı Türk Patent ve Marka Kurumu adını almıştır.

Bu anlamda Marka ve Patent Vekilleri, Türk Patent ve Marka Kurumu vekillik faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. Gaziantep Merkezli olarak Türkiye Genelinde Patent ve Marka Vekilliği yapmakta olan Av. Ali Kimya yeni dönemde de hukuki danışmanlık ve marka – patent başvuru işlemlerini yürütmeye devam etmektedir.

Yeni Kanun döneminde Kimya Patent olarak; Marka, Coğrafi İşaret ve Endüstriyel Tasarım konularında danışmanlık yapma ve bu konularda, ilgili kişileri türk patent enstitüsü nezdinde temsil etme, gerekli girişimlerde bulunma ve işlemleri yürütme yetkisine sahip olup, sizlere bu konularda yardımcı oluyoruz.

Sizi Kimya Patent Ofisine başvuru yaparak; Markanızın tek sahibi olmanıza davet ediyoruz.

Nikola Tesla’nın da dediği gibi; nikola tesla foto

“Bırakın gerçekleri gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çalıştığım gelecek benimdir”

Gelişiminizin neticelerini gelecekte başkalarıyla paylaşmamak için bugün de onu elde edin.

Hukuki Yardım ve Danışmanlık talepleriniz için 0342-322 33 37 numaralı telefonu arayarak konu hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmanız tavsiye edilmektedir.